Son Haberler

Kıbrıscık’ın bitkileri araştırılıyor


         Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğrencileri, Yrd. Doç. Dr. Nursel İkinci önderliğinde geçtiğimiz yaz çok farklı bir çalışmaya imza attı.



      Nisan ayından itibaren Kıbrıscık’ın üç köyünde bitkileri inceleyen ekip, köylülerle de görüşerek bilinmeyen birçok bitkiyi kayıt altına almak için harekete geçti.


    Yapılan çalışmalar sonunda toplanan örnek bitkiler, üniversitedeki bitki müzesinde korumaya alındı. İlçenin diğer köylerindeki araştırmalarda bittiğinde Kıbrıscık ilçesinin etnobotanik özellikleri ile ilgili kitap hazırlanacak. Çok uzun vadede de olsa proje devam ettiğinde aynı uygulama diğer ilçelerde de yapılacak.


         Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Nursel İkinci tarafından Kıbrıscık ilçesi ile ilgili bir proje hazırlandı. Proje kapsamında bitkilerle insanların arasındaki ilişkileri araştırmak isteyen Yrd. Doç. Dr. İkinci, öğrencileri ile birlikte bitki örtüsü en müsait ilçe olan Kıbrıscık’ta çalışmalara başladı.


 
 “KIBRISCIK İLÇESİNİN ETNOBOTANİK ÖZELLİKLERİNİ ARAŞTIRIYORUZ”
 
        Kıbrıscık ilçesinin üç köyünde toplam 102 kişi ile görüşülerek bölgedeki bitkiler araştırıldı. Diğer köylerde de bu araştırmaların yıl içinde devam edeceğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. İkinci, proje ile ilgili bilgiler verdi. İkinci, “Etnobotanik alanında çalışmalar yapıyoruz. Kıbrıscık’ta yaptığımız çalışmada böyle bir çalışma. O bölgede insanlar bitkilerle nasıl bir iletişim halindeler. Bitkilerle ilgili her türlü ilişkilerini araştıran bir çalışmanın başlangıcını yaptık, devamı gelecek bir çalışma. 2012 yılı Nisan ayında başladık bu çalışmaya. Kıbrıscık’ta üç köyde bu çalışmayı yaptık. Bir nevi pilot bir çalışma oldu. Devamında farklı köyler, Kıbrıscık’ın tamamı ve mümkün olursa Bolu’nun geri kalanında da bu çalışmayı yapmak istiyoruz” diye konuştu.
 
 
 
“BUNUNLA İLGİLİ BU ZAMAN KADAR BİR ÇALIŞMA YOK”
 


        Etnobotanik çalışmasının amacının bitkilerle insanların arasındaki ilişkileri araştırmak olduğunu söyleyen İkinci, “Bitkileri insanlar ne şekilde kullanıyor, bitkilerin insanların yaşamına etkisi nelerdir, kültürlerine etkisi nelerdir. Bununla ilgili bu zaman kadar bir çalışma yok. Bu konularla ilgili birçok halkın sahip olduğu bilgi var ama hiçbir şekilde kayıt altında değil. Bizim amacımız, bu bilgileri derlemek, kayıt altına almak ve belki de yok olmasının önüne geçmek bu şekilde. Tabiî ki çalışma yaptığımız ilçenin tanıtımına da katkı sağlamak istedik” dedi. 
 
 
 
“BİZ ÇOK ÇEŞİTLİLİĞİ KIBRISCIK’TA SAPTADIK”
 


        Yrd. Doç. Dr. İkinci proje için Kıbrıscık ilçesini seçmelerinin nedeni de şöyle özetledi; “Bu tarz çalışmalarda bir bölge ne kadar kırsal olursa o kadar bilgiye ulaşma imkanı olabiliyor. Şehirleşmeden ne kadar uzaksa eskiye dair, doğayla yaşam daha fazla, dolayısıyla yabani bitkilerle ilgili olabilecek bilgileri edinme şansınız fazla. Bu yüzden Kıbrıscık’ı seçtik. Kıbrıscık bitki örtüsü bakımından Bolu’nun en zengin ilçelerinden birisi. Bitki bakımından zengin, köylerimizin tarım alanını oluşturan dere yatakları da var. Pirinç yetişiyor, bağlar var, üzüm yetiştiriliyor, bademlerin yetiştiği bir alan. Dolayısıyla coğrafik çeşitlilik ne kadar fazlaysa, bitki çeşitliliği de o kadar fazla oluyor. Buna paralel olarak ta insanların kullandığı bitkiler çeşitli oluyor, kültür bitkileri de çeşitli oluyor. Biz çok çeşitliliği Kıbrıscık’ta saptadık.”


 “7’DEN 87’YE HERKESLE GÖRÜŞTÜK”
 
         7 yaşından, 87 yaşına kadar bütün köylülerle kırlarda bitkileri araştırdıklarını belirten İkinci, “Köylerde hem köylülerle, hem yaşlılarla, kadınlarla, çocuklarla görüşmeler yaptık. 7 yaşından 87 yaşına kadar yaş aralığımız oldu görüşme yaptığımız. Her yaş ve cinsten kişi var. Toplam üç köyde 102 kişi ile görüşme yaptık. Bazılarından çok fazla bilgi aldık, bazılarından çok az. Özellikle çocuklardan derlediğimiz bilgi miktarı az. Köylerin nüfusu da düşünülürse bu rakam çok ciddi bir rakam. Bu kadar çok kişi ile görüşme amacımız nesiller arasındaki bitkilere dair bilgi geçişini anlayabilmek. Herkesin günlük yaşamda bildiği bir şey var ki; o da yaşlıların bu bilgileri çok iyi bildiği. Biz bunu biraz somutlaştırmak istedik bu çalışmamızda. Dolayısıyla 87 yaşındaki teyzelerimizle de görüşme yaptık, 7 yaşındaki çocuklarla da. Her biri ile ayrı ayrı görüştük. Herkesle birebir kırlarda dolaşarak bu işi yaptık” şeklinde konuştu.
 
 “KİTAP HAZIRLAMAK İSTİYORUZ”
 
        Her bir bitkiden örnekler aldıklarını ve bunların üniversitedeki bitki müzesinde kalıcı örnekler haline getirilerek saklandığını anlatan İkinci, bu projeye ciddi bir zaman ayırmak gerektiğini vurguladı. Bu yıl yine Kıbrıscık’ta çalışmayı düşündüklerini belirten İkinci şunları söyledi; “Kıbrıscık’ta hepsini toparladık diyemeyiz çünkü sadece üç köyde çalıştık. Bu ilçenin diğer köylerini de dolaşmak istiyoruz. Öğrencilerimizden yardım alarak bunu devam ettireceğiz. BAMER ile de görüştük ve Kıbrıscık ilçesinin etnobotanik özellikleri ile ilgili kitap hazırlamak istiyoruz. Çok zaman alacak ama Bolu’nun diğer ilçeleri ile ilgili de bu çalışmayı yapabiliriz. Çok uzun soluklu bir süreç. Çünkü köy köy, hatta kişi kişi çalışıyoruz. Gelişigüzel bir çalışma olsun istemiyoruz. Uzun vadede Bolu’nun diğer ilçeleri ile ilgili de bu çalışmayı yapmak istiyoruz.”  
 
 “BU ÇALIŞMAYI HEVESLE YAPTIK”
 
       Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Nursel İkinci, son olarak bu çalışmada kendilerine büyük destek veren Kıbrıscık köylülerine de teşekkür etti. İkinci, “Bu tarz çalışmaları yaparken, sadece kendimiz yapmıyoruz. O bölgede yaşayan insanların kültürlerini de kayıt altına alınmasıyla yok olmanın önüne geçilmesi açısından önemli. Dolayısıyla hem ben hem öğrencilerim bu çalışmayı yaparken akademik kaygıların dışında bir hevesle yaptık bu çalışmayı. Köylülerin bize yaklaşımları çok önemli oldu. Bize zaman ayırmaları gerekiyordu ve hiç sıkıntı yaşamadık. Bizi sıcak karşıladıkları için Kıbrıscık köylülerine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. 
 

Comment here